Yazar arşivleri

Yarınlar mı İnşa Ediliyor, Yoksa Bugünler mi Gasp Ediliyor?

Mutlu yarınlardan, gelecekteki güzel günlerden dem vurulur hep. Bugün yoktur, gelecek vardır. Önemli olan gelecektir, her şey gelecek içindir. Bütün güzelliklere gelecekte ulaşacağızdır, bunun da bir bedeli vardır ve işte bu bedel de bugün katlanmak zorunda olduklarımızdır, bugün çektiğimiz çile ve meşakkattir. Güzellikler gelecekte yaşanmak üzere ertelendiği gibi, sorulacak hesapların da hep gelecekte sorulacağı söylenir: “Gün gelecek, devran dönecek falan-filan halka hesap verecek”.

Yarınlarda özlemini duyup, hayalini kurduğumuz güzelliklere kavuşup-kavuşamayacağımızı ya da bugünkü hesaplarımızı yarınlarda görüp-göremeyeceğimizi bilmek için herhalde kahin, büyücü vb olmaya gerek yok. Bugün geleceğin kuruluş aşaması ise geleceğe dair umut beslemek için gerçekçi nedenlerimiz olduğu söylenemez.

Çocukların yaşadıklarına bakarak umut beslemek nasıl mümkün olabilir ki !

Kayıp çocukluk, ipotekli gelecek…

Boko Haram örgütü, çocuklara yönelik vahşiliklerinde, sınır tanımıyor. Bu örgüt Nijerya’da, 10 yaşındaki bir kız çocuğun üzerine yerleştirdiği bombaları, bir Pazar yerinde patlatarak, çocukla birlikte 20 kişiyi daha öldürmüş ve patlamada bir o kadar kişi de ağır yaralanmıştır.i Görgü tanıkları, bu küçük kızın, patlamadan önce, olacaklar hakkında hiçbir fikrinin olma olasılığının bulunmadığını söylemiştir.ii

Geleceğin Yeniden Hayalini Kur*

* UNICEF Dünya Çocuklarının Durumu Raporu 2014

**

UNICEF, her yıl, dünya genelinde çocukların durumuna ilişkin bir rapor yayınlamaktadır. Bu yazı, UNICEF’in “geleceğin yeniden hayalini kur” başlıklı en son raporununi özet bir çevirisidir. Rapor, öncelikle, 2050 yılına kadar dünya nüfusunun 10 milyar kişiyi bulacağını ve bunun 2,6 milyarının 18 yaş altı çocuklardan oluşacağı saptamasını yaparak başlamaktadır. Bugünün çocuklarının, örneğin, 25 yıl önce söz konusu bile olmayan olanaklara sahip olarak dünyaya gelmesine karşın, bunlardan yararlanma konusunda fırsat eşitliğinin olmadığına vurgu yapılmaktadır. En temel ve de çocukları birçok olanaktan yararlanmaktan alıkoyan sorunlardan biri, çocukların yasal nüfus kaydının bulunmamasıdır. Dünyaya gelen her üç çocuktan birinin nüfus kaydı yapılmamaktadır.

Çocuklara dair haberlerden çocuklar haberdar mı?

Dünya genelinde çocukların içinde bulunduğu kötü koşullar hakkında birçok basın-yayın organında sayısız haber yer almaktadır. Acaba bu haberler çocuklara ilişkin çıplak gerçekliği ortaya koyuyor mu, yoksa gerçekliği yerleşik birtakım bakış açılarının kavrayış biçimine uygun olarak ortaya koyup çocuklar ikinci plana mı itiliyor?

TÜRKİYE’YE YÖNELİK DÜZENSİZ GÖÇLER VE GÖÇMENLERİN İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ENFORMEL İSTİHDAMI

TÜRKİYE’YE YÖNELİK DÜZENSİZ

GÖÇLER VE GÖÇMENLERİN

İNŞAAT SEKTÖRÜNDE ENFORMEL

İSTİHDAMI

 

Doktora Tezi

Taner AKPINAR

Ankara – 2009

İçindekiler

BİRİNCİ BÖLÜM
ULUSLARARASI EMEK GÖÇLERİNİN YENİ BİÇİMLERİNİ AÇIKLAMADA YENİ KAVRAMSAL VE KURAMSAL ARAYIŞLAR

İKİNCİ BÖLÜM
YEDEK İŞGÜCÜ KAYNAĞI OLARAK KAÇAK GÖÇMEN İŞGÜCÜ TALEBİ VE ULUSLARARASI KAÇAK İŞGÜCÜ GÖÇLERİNE YÖNELİK POLİTİKALAR

ÜÇÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKİYE ÖZELİNDE YAPILAN ARAŞTIRMANIN YÖNTEMİ

DÖRDÜNCÜ BÖLÜM
TÜRKİYE’YE YÖNELİK ULUSLARARASI DÜZENSİZ GÖÇLER VE TÜRKİYE’NİN BU GÖÇLERE YÖNELİK POLİTİKALARI

BEŞİNCİ BÖLÜM
İNŞAAT SEKTÖRÜNDE İSTİHDAM KOŞULLARI VE KAÇAK GÖÇMEN İŞÇİ İSTİHDAMINA İLİŞKİN SAHA ARAŞTIRMASI BULGULARI

Kitaba erişmek için tıklayınız.

 

Kaçar-göçer bir yaşamın çocukları…

Küresel ısınma, buzulların erimesi, çevrenin tahribatı, bazı canlı türlerinin tükenmesi, atom bombaları, olası nükleer savaşlar, genetiği ile oynanmış gıdalar, salgın hastalıklar gibi dünyanın karşı karşıya bulunduğu büyük tehlikelerden dem vurulup kıyamet koparılmaktadır. Medyanın da yardımıyla, bu tehlikelere karşı bir bilinç aşılanmaya çalışılmaktadır.

Bunların hepsi de gerçekten insanlığın geleceği açısından büyük tehditlerdir ve bu tehditler küresel ekonomik düzenin fiziksel doğaya karşı hoyratlığından ileri gelmektedir. Bununla birlikte yine de en büyük tehdit bu sayılanlardan hiçbirisi değildir. Nedir o zaman bunlardan daha büyük tehdit oluşturan? En büyük tehdit, küresel ekonomik düzenin çocuklar üzerinde yarattığı tahribattır. Şu örnekler bu tahribatın boyutlarını anlamamıza yardım edebilir:

Küreselleşmenin Odağındaki İnsan Modeli : “Kurda Emanet Edilen Kuzu”

Arslanlarla ilgili bir belgeselde, bir gergedanı avlamaya çalışan birkaç arslan için “bu arslanların gözleri midelerinden daha aç” şeklinde bir ifade kullanılıyordu. Çünkü gergedan onların karınlarını doyurmak için gerekenden çok daha büyük bir avdı. Neo-liberal ideolojinin piyasa politikaları, küreselleşme donunda, gergedanı avlamaya çalışan arslan misali, büyük bir açgözlülükle avının peşindedir.

Polanyi (1957: 3), kendi kurallarına göre işleyen piyasa fikrinin düpedüz bir ütopya olduğunu yazmaktadır. O’na göre bu kurum, toplumun insani ve doğal özünü yok etmeden uzun süre yaşayamaz, insana fiziksel olarak zarar verir, çevresini de çöle çevirir. Polanyi, böylesine insani olmayan bir ortamın yaratılabileceğine insan olanlar tarafından izin verilmeyeceğini düşünmüş ve bu nedenle bunu bir ütopya olarak görmüş olmalıdır. Görünen o ki; Polanyi’nin bir ütopya olarak görüp, öte yandan kaygılanmaktan da kendini alamadığı, kendi kurallarını kendi belirleyen piyasa fikri uygulamaya geçirilmiştir. Munck (2002: 16), küreselleşmeyi yirmibirinci yüzyıla girerken kapitalizmin mucizevi bir ilerlemesiyle birlikte, dünya çapında sıradan insanların hayatlarında meydana gelen büyük bir sarsıntı olarak ifade etmektedir.